Çavuşoğlu: Ermenistan’ı provokasyonlara girmemesi konusunda uyarıyoruz (2)

‘TERÖRLE MÜCADELEYE DESTEK BEKLİYORUZ’

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2 ay önce Madrid’de Türkiye’nin güvenliğini doğrudan etkileyen bir yaklaşım tarzına karşı önemli bir eşik atlandığını belirterek, “AB üyesi Finlandiya ve İsveç’in terörle mücadelede kendilerinin de sorumlulukları olduğunu kabul etmeleriyle oluşan çerçevenin, örnek ve emsal olmasını diliyorum. Bunları dilemekle kalmayıp verilen sözlerin, yapılan niyet beyanlarının takipçisi olacağız. Çünkü teröristler sınırlarımızın hemen ötesinde veya bazı başka ülkelerde destek buluyor. Terörizmin kökünün kazınmasının önündeki en büyük zorluk, budur. Başta PKK/PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ olmak üzere terör örgütleriyle mücadelede kararlıyız, hassasız. Tüm ülkelerden terör örgütleriyle mücadelemize destek olmalarını bekliyoruz. Terörle mücadelenin Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğunu umut ederiz ki dünya kamuoyu layıkıyla anlamıştır” dedi.

‘KARADENİZ’DE ASKERİ TIRMANMAYI ENGELLEDİK’Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ortaya çıkardığı yeni krizlere acil çözüm bulunması gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Türkiye, Karadeniz’deki iki önemli komşusu arasında başlayan bu savaşın tüm etkilerini derinden hissediyor. Hedefimiz; savaşın en kısa zamanda, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını güvence altına alacak adil bir barışla sona erdirilmesidir. Bu anlayışla, savaşın ilk gününden itibaren çok kulvarlı bir siyaset yürüttük. Ukrayna’ya ve uluslararası insani çabalara destek sağladık. Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakere sürecini kolaylaştırmak için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın önderliğinde aktif bir diplomasi yürüttük. Bir yandan Rusya’nın saldırısını savaş olarak nitelendirdik ve Montrö Sözleşmesi’nin 19’uncu maddesini devreye soktuk. Diğer yandan da NATO dahil tüm ilgili taraflara bu hassas dönemde, savaş gemilerini boğazlardan geçirmemeleri yönünde telkinlerde bulunduk. Karadeniz’de askeri tırmanmayı bu sayede engelledik. Rusya ve Ukrayna arasında üstlendiğimiz kolaylaştırıcı rolle tarafları, Antalya ve İstanbul’da bir araya getirdik” diye konuştu.’ABDÜLHAMİD HAN SONDAJ GEMİSİ, YARIN İLK GÖREVİNE AÇILACAK’Çavuşoğlu, Ege ve Doğu Akdeniz’de de barış ve iş birliğinin hüküm sürmesini arzu ettiklerini vurgulayarak, “Milli davamız Kıbrıs meselesinde çözümün anahtarı bellidir. Kıbrıs Türk halkının müktesep haklarının, egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerekir. Ne bizim ne de Kıbrıs Türkünün boşa geçecek bir 50 yılı daha vardır. Şayet bir müzakere olacaksa iki toplum arasında değil; iki devlet arasında olacaktır. Kıbrıs çevresindeki kaynaklar için hakça paylaşımı savunuyoruz. KKTC, bunun için 2011’den bu yana önerilerde bulunuyor. Son olarak 1 ve 8 Temmuz’da yine yapıcı bir iş birliği önerisini Birleşmiş Milletler’e iletti. Böyle bir mekanizma kurulursa; Doğu Akdeniz’deki meselenin yarısı çözülür. Doğu Akdeniz politikamızın bir unsuru da elbette egemen haklarımız. Yunan-Rum ikilisi son 1 yılda kıta sahanlığımıza 9 kez gemi göndermeye kalkıştı. Bunları hem sahada hem masada aldığımız önlemlerle engelledik. Yarın da kısmetse Abdülhamid Han sondaj gemisi ilk görevi için Akdeniz’e açılacak” ifadelerini kullandı.’ABD’DEN BEKLEDİĞİMİZ TATMİNKAR ADIMLARI HENÜZ GÖREMEDİK’

Çavuşoğlu, ABD ile son dönemde ikili ilişkiler yanı sıra bölgesel ve küresel birçok konuda anlamlı bir diyalog geliştirmeye başladıklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Ancak PKK/PYD/YPG, FETÖ ve tek taraflı yaptırımlar konularında maalesef ABD’den beklediğimiz tatminkar adımları henüz göremedik. Bu görüş ayrılıklarımızı ve somut iş birliği olanaklarımızı yapıcı bir anlayışla ele almak için Türkiye-ABD Stratejik Mekanizması’nı kurduk. İlk toplantıyı mevkidaşım Blinken ile gerçekleştirdik. Salgına ve uluslararası konjonktüre rağmen 2021’de rekor düzeye ulaşan ticaretimiz ve ekonomik iş birliğimiz, olumlu gündemimizin itici gücü haline geldi. Bununla birlikte, ABD’nin meşru beklentilerimiz doğrultusunda adımlar atması gerektiği de bir gerçek” dedi.


Demirören Haber Ajansı / Kaan Ulu – Politika

Yorum yapın